
Tarihte bugün: 9 Ocak
Bilinen İlk Türk Feministi Halide Edip
Adıvar'ın vefatı
Halide
Edip Adıvar Türkiye'nin ilk feministi olarak bilinir.
Asri Kadınlar birliği önderliğinde pek çok kadın mitingi
düzenledi. Bu mitinglerden birinde kurduğu "Halklar
dostumuz, işgalci emperyalist devletler düşmanımızdır" sözü
ile Kurtuluş Savaşının felsefesine büyük katkı sağladı.
Devamı
Kaynak:
BayanBilen.com
Yazar Halide Edip Adıvar, 1964 yılında
İstanbul'da hayatını kaybetti.
Romanları, siyasi etkinlikleri, akademik çalışmalarıyla
yakın tarihin önemli kişilerinden biri olan Halide Edip
Adıvar, 9 ocak 1964'te İstanbul'da hayatını kaybetti ve
Merkezefendi Mezarlığı'nda toprağa verildi.
Reji nazırlarından Mehmet Edip Bey'in kızı olan Halide Edip
1882'de İstanbul'da doğdu. Üsküdar Amerikan Kız Koleji'nde
okudu. Rıza Tevfik'ten felsefe ve edebiyat, Şükrü Efendi'den
Arapça, Salih Zeki'den matematik dersleri aldı. 1901'de
Salih Zeki'yle evlendi.
1908'de 'Tanin'de, 1911-1912'de 'Şehbal' dergisinde çıkan
ilk yazılarında Halide Salih imzasını kullandı. 31 mart
olayı sırasında siyasi yazıları nedeniyle kara listeye
alındığını öğrenince iki oğluyla birlikte Mısır'a kaçtı.
Dönüşünde eşinden ayrıldı (1910).
Ziya Gökalp ve Yusuf Akçura gibi Türkçülerle dostluk kurdu,
Türk Ocağı'nda çalıştı. İstanbul Kız Öğretmen Okulu ile Kız
Lisesi'nde öğretmenlik, müfettişlik yaptı. Beyrut ve Şam'da
Türk kız mektepleri müfettişi olarak bulundu (1917).
1918-1919'da Darülfünun'da Batı edebiyatı okuttu. 1919'da
Wilson Prensipleri Cemiyeti'nin kurucuları arasında yer
aldı. Yunanların İzmir'e girişini protesto için düzenlenen
mitingde yaptığı konuşma büyük yankı uyandırdı.
İstanbul işgal edilince, 1917'de evlendiği ikinci eşi Adnan
Adıvar'la birlikte Anadolu'ya geçti. Mustafa Kemal Paşa'nın
karargahında görev aldı. Başçavuşluğa kadar yükseldi.
Cumhuriyet'in ilk yıllarında Halk Fırkası'yla anlaşmazlığa
düştü.
Kurucuları arasında eşi Adnan Adıvar'ın da yer aldığı
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın Takrir-İ Sükun
Kanunu'na dayanılarak kapatılması üzerine Türkiye'den
ayrıldı. 15 yıl İngiltere ve Fransa'da yaşadı.
1931-1932'de, ikinci kez gittiği ABD'de Columbia
Ünİversitesi'nde konuk profesör olarak Çağdaş Türk Düşünce
ve Edebiyatı dersleri verdi. Daha sonra Gandi'nin çağrısı
üzerine Delhi İslam Üniversitesi'ne gitti. Çeşitli
üniversitelerde konferanslar verdi.
1939'da yurda döndü, 1940'ta İstanbul Ünİversitesi Edebiyat
Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Kürsüsü'nün başkanlığına
getirildi. 1950'de Demokrat Parti listesinden İzmir
Milletvekili seçildi. 1954'te yeniden üniversitedeki
görevine döndü.
Hikaye, roman, oyun, anı, inceleme türlerinde ürün verdi.
'Seviye Talib' (1910), 'Refik'in Annesi' (1910), 'Handan'
(1912) gibi duygusal yönü ağır basan ilk romanlarında, aşk
ve evlilik ilişkileri çerçevesinde, iyi eğitim görmüş
kadınların psikolojik sorunlarına eğildi.
Gününe göre cesur bir yaklaşım sergilediği söylendi. Sonraki
romanlarında, bireyselden toplumsala yöneldi. Türkçülük
ideolojisini işlediği ütopik romanı 'Yeni Turan' (1912) bir
geçiş dönemi ürünü sayıldı.
Gözlemlerinden yola çıkarak yazdığı 'Ateşten Gömlek' (1923)
ve 'Vurun Kahpeye'de (1926) Kurtuluş Savaşı'nı
destanlaştırdı. İlk baskısı 'The Clown and His Daughter'
adıyla Londra'da yapılan 'Sinekli Bakkal' (1936) en başarılı
romanı kabul edildi.
1942'de CHP Roman Ödülü'nü alan 'Sinekli Bakkal' ve ondan
sonraki 'Yolpalas Cinayeti' (1938), 'Tatarcık' (1939),
'Sonsuz Panayır' (1946), 'Döner Ayna' (1954), 'Akile Hanım
Sokağı' (1958) gibi töre romanlarında, belli tarihsel
dönemlerin özelliklerini öne çıkararak, gelenek ve
göreneklerin yön verdiği yaşama biçimlerini konu edindi.
Anılarını 'Türk'ün Ateşle İmtıhanı' (1962) ve 'Mor Salkımlı
Ev' (1963) adıyla kitaplaştırdı. Eserleri çeşitli dillere
çevrildi. Yurtdışında, edebi kitaplarından çok,
incelemeleriyle tanındı.
Üç ciltlik 'İngiliz Edebiyatı Tarihi' ile 'Üniversite Kafası
ve Tenkid', 'Edebiyatta Tercümenin Rolü', 'Türkiye'de
Şark-Garp ve Amerikan Tesirleri' gibi yapıtları öğretim
üyeliği sırasında yayımlandı.
Günün diğer önemli olayları
1792: Osmanlı-Rusya arasında, Yaş Antlaşması imzalandı.
1978: Bir günde 14 yer bombalandı. İstanbul'da beş,
Ankara'da yedi, Trabzon ve Afşin'de de birer yere atılan
bombalar hasara yol açtı.
1979: Ankara'da iki tren çarpıştı. Çoğu işçi ve öğrenci olan
32 kişi öldü.
1996: Sabancı Holding Yönetim Kurulu üyesi Özdemir Sabancı,
Toyota-Sa Genel Müdürü Haluk Görgün ve Başkanlık sekreteri
Nilgün Hasefe uğradıkları silahlı saldırıda öldürüldü.
2002: Türkiye, Afganistan'a asker gönderme kararı aldı.